3 Şubat 2014 Pazartesi

Ritim bozukluğundan ablasyonla kurtuldu

Kalp ritim bozukluğu teşhisi konulan 11 yaşındaki Alperen Bayraktar, kasıktan girilip kalbindeki ritim bozukluğuna neden olan alanın yakılarak yok edilmesi (ablasyon) yöntemiyle sağlığına kavuştu.




AA

Çocuk Kardiyoloğu Prof. Dr. Volkan Tuzcu, yaptığı yazılı açıklamada, kalp ritim bozukluğu bulunan Alperen Bayraktar'a ablasyon yöntemi uyguladıklarını ve sorunlu bölgenin tedavi edildiğini ve ömür boyu ilaç almaktan kurtulduğunu söyledi.
Ritim bozukluğunun sadece erişkinlerde görülen bir hastalık olmadığını anımsatan Tuzcu, Bayraktar'ın kalbinin sağ karıncık kısmından kaynaklanan çok sık ekstra vurumları ve ona bağlı kısa ventriküler atakları olduğunu belirtti.
ABD'de çalışırken, kasıktan girerek hiç radyasyon kullanmadan uygulanabilen yöntemin, kendisinin geliştirdiği bir yöntem olduğunu işaret eden Tuzcu, şunları kaydetti: "O yöntemi de kullanarak, Alperen'deki ritim bozukluğunu yok etmek mümkün oldu. Şu anda ilaçsız bir şekilde izliyoruz. Tabi bu yöntem varken ilaç kullanmak hiç doğru değil. Ayrıca ilaçlar tedavi etmiyor. Atağı tam olarak baskılamıyor. Ayrıca ilaçların ciddi yan etkileri de olabiliyor. Kalbin dakikada normalin altında ya da üstünde atım yapması olarak tanımlayabileceğimiz kalp ritim bozukluğu ani ölümlere neden olabiliyor. Çocuklardaki şikayetler erişkinlerdeki gibi bariz olmayabiliyor, yanlış anlaşılabiliyor. Tabi bir bebek 'Çarpıntım var' diye ifade edemiyor."



YÖNTEMİN BAŞARI ORANI YÜKSEK Bu yöntemle yüzde 80-90 oranındaki hastanın ilaç kullanmadan sağlığına kavuştuğunu vurgulayan Tuzcu, şöyle devam etti: "Bu tür problemlerde yüzde 95 başarılı bir yöntem varken, hastayı sürekli ilaç almaya yönlendirmek çok doğru bir yaklaşım değil. Bu yöntem için çocuğun yeterli büyüklükte olması lazım. Genellikle 6 yaş yeterli kabul ediliyor. 6 yaşın üzerinde bir hastada hızlı çarpıntıya yol açan tedavi gerektiren bir durum varsa ablasyon uygulanabiliyor. Başarı noktasında da kalbin riskli olabilecek yerlerinde dondurma yöntemini tercih ediyoruz. Ritim bozukluğuna neden olan alanı -80 derecede dondurup ortadan kaldırıyoruz."
Türkiye'de, çocuklardaki kalp ritim bozukluğunun teşhis ve tedavisini yapabilecek hekim sayısının henüz yeterli olmadığını kaydeden Tuzcu, bu durumun tıp fakültelerinde veya yapılan ihtisaslardaki eğitim eksikliğinden kaynaklandığını, sonuç olarak da geç teşhis nedeniyle hayatını kaybedenlerin olduğunu aktardı.
"ZAMAN ZAMAN ÇOCUĞUNUZUN NABZINI KONTROL EDİN" Prof. Dr. Tuzcu, çocuğun 5-6 yaşına gelince şikayetlerinin artmaya başladığına dikkati çekerek, şu görüşleri bildirdi: "Kalpte ani sebepsiz hızlanmalar veya bayılmalar olması gibi bazı bulgular olabiliyor. 3-5 yaşında kendini ifade edemeyen çocuklar, 'kalbimde kuş çırpınıyor' ya da 'göğüs kafesim içinde bir şey' var diyebiliyor. Bir şey tarif etmeye çalışıyor, bazen ağrı diyor. Bu durumla karşılaştığımız zaman ailelerin yapacağı en iyi şey, nabız tutmaya çalışmak, kalp nasıl atıyor mümkünse saymak, mümkün değilse en azından hızlı mı atıyor, yavaş mı atıyor yaklaşık olarak bir fikir sahibi olmaya çalışmaktır."
Tuzcu, çocuklarında ritim bozukluğu olan aileleri, "Elektrofizyoloji uzmanlığı" olan hekimleri tercih etmeleri yönünde uyararak, Türkiye'de bu alanda eğitim alan az da olsa hekim olduğunu ifade etti

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder